0212 544 29 00 / 0542 544 29 09

Türkiye’de İş Güvenliği ve Sağlığı
İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı Eğitimi / 16.09.2014

Türkiye’de İş Sağlığı ve Güvenliği konusu, Kanal 24 TV’de yayınlanan Söz Bitmeden Programında masaya yatırıldı. Programa konuk olarak katılan Hak-İŞ Genel Başkanı Mahmut Aslan ve Doç.DR Sayim Yorgun Türkiye’de İş Güvenliği konusu hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

 

İstanbul’da geçtiğimiz günlerde meydana gelen asansör kazasıyla birlikte Türkiye’de İş Güvenliği tekrar gündemin konusu olmaya devam ediyor. Asansör kazasında 10 işçimizin hayatını kaybetmesiyle birlikte İş Güvenliği ve Sağlığı konusunda medyada yeniden işlenmeye başladı.

Kanal 24 TV’de yayınlan Söz Bitmeden programına katılan konuklardan Hak-İŞ Genel Başkanı Mahmut, konuşmasında ‘‘ 34 yıldır bu konuyla alakalı bir şey yapılmadığının altını çizerken, 1980 yılından itibaren grevlerin azaldığını belirtti’’. Sunucunun artık sendiklara karşı güvenin azaldığına dair sorusuna karşılık grevlerin azalmasıyla sendikaların başarıya ulaştığını söyleyen Hak-İŞ Genel Başkanı ‘‘ Hangi işyeri sahibiyle görüşsem bana 34 yıl önceki kötü örnekleri veriyor, Allah aşkına Türkiye 34 yıldır neredeydi?’’ diyerek sendikların İş Güvenliği konusunda faal olduğunu ve sorunlara çözüm ürettiğini belirtti. ‘‘ 20-30 yıl önce sendkaların oluşturduğu kötü algı bugün hala etkisini gösteriyor, halbuki neredeyse 20 yıldır grev olmuyor’’ diyen Aslan sendikaların İş Kazalarında sorumluluklarının olmadığını tam tersine çözüm olduğunu belirtti.

Konuşmasına kamuda çalışan taşeron işçilere de değinen Aslan, ‘‘ Kamuda 1 milyon taşeron işçi çalışıyor ve bunların çoğu sendikasız, bu işçileri sendikalı yapmak için kendileriyle konuştuğumda, Başkanım biz sendik üyesi olduğumuzda bizi işten atarlar, bankaya borcum var, ne yapayım dediklerinde ne cevap vereceğimi bilemiyorum’’ dedi. Konuşmasının devamında ‘‘ bu işçilerin %10’u asgari ücretin altında maaş alıyorlar, düşüne biliyormusunuz ve aynı şekilde bu işçilerin %90’ı Bin TL nin altında çalışıyor, işçiler bankaya yatırılan maaşlarını bankadan çekip daha sonra fazla olan kısmını tekrar işverenlerine veriyorlar’’ diyen Aslan, teşorana çalışan bu işçilerin %80’i sendiklara üye olmak istediklerimi ama önlerindeki engellerden dolayı bunu yapamadıklarını belirtiyor,en önemli engelin ise taşeron firmaların keyfi olarak istedikleri zaman işçileri işten atabilmeleri gösteriliyor. Konuşmasının devamında ‘‘ Ülkemizde işten atilan bir işçinin kdem tazminatı davasının bile 3-4 yıl sürdüğünü işe grei dönme davalarının uzun sürdüğünü ve geri dönme garantisininde olmadığını’’ belitti ve bütün bunların sebebin işçilerin sendikalı olmamalarına bağladı.

Özellikle taşeron firmalarda çalışan işçilerin sendikalı olmak istediklerini ama bazı engeller yüzünden olamadıklarını veya olmalarının engellendiğinin altını çizen Aslan, bu sorunun bir an önce çözülerek, işçilerin işverenler karşısında sendikalar aracılığı ile haklarını korumaların çok daha doğru bir yol olduğunu belirtti, ayrıca açıklamalarında İş Güvenliği sorununun bir eğitim meselesi olduğunu ve işçlerin İş Güvenliği konusunda eğitim alarak bilinçlendirilmeleri gerektiğinin öneminden bahsetti.

 İş kazalarının çalışanlarında yeterli derecede İş Güvenliği konusunda bilinçlendirlimemesinden kaynaklandığını belirten Aslan, çalışanlarında iş esnasında yeterli tedbir lamadıklarını söyledi.

İş sağlığı

Program’ın diğer konuğu Doç.DR Sayim Yorgun ise konuşmasının en başında İŞ Güvenliği ve sağlığı konusunun mantık çerçevesinde değerlendilmesi gerektiğini ve işe ‘‘doğru bir Risk Analizi’’ yaparak başlanması gerektiğini belirtti. Risk Analizinin her işe ve her mesleğe özel yapılmasını gerektiğini belirten Doç.DR Sayim Yorgun, titizlikle ve yetkili kişiler tarafından yapılan Risk Analizleri sayesinde mnlenebilir İş Kazalarının önünün alınabileceğini söyledi. Risk analizleri yapılırken tehlike sınıfıflarına göre tehlikeli, çok tehlikeli gibi kategirelere ayrılarak işyeri ve çalışma şartlarıda göz önünde bulundurularak Risk Analizlerin’in yapılmasıyla işe başlanması gerektiğini ve bu aşamnın İş Güvenliği Sağlığı sürecinin en önemli aşaması olduğunu söyledi.

Konuşmasında, Soma’da meydana gelen meden ocağı facisına da değinen Doç.DR Sayim Yorgun, ‘‘ Ben soma olayında da söyledim, yapılan Risk Analizini görmemiz gerekir ki, konuyu tartışabilelim, bir eleştiri olacaksa yapabilelim’’ söyleriyle Risk Analizinin İş Güvenliği konusunda önemine vurgu yaptı.

İtanbul’da meydana gelen iş kazasında, asansörün düşmesiyle birlikte 10 işçinin hayatını kaybettiği olayla ilgili olarakta ‘‘ Mutlaka Risk Analizi yapılmıştır ama konuyla alakalı bir açıklama olmadığı için bir şey söyleyemiyoruz’’, ‘‘ Sıradan bir kişi bile asansörle ilgili olarak düşme riskinin olduğunu görürü, düşme riski var ise bu Risk Analizi ile belirlenir ve sonra  tedbirler aşaması devreye girmelidir,asansör düşerse ne tür tedbirler almalıdır sorunun cevapları bulunur , bu yeterlimi? Tabiiiki değil, tedbir aşamasından sonra denetim aşaması devreye girmelidir, peki denetimi kim yapacak? İş Güvenliği uzmanı yapacak, çalışanların temsilcisi, çalışanlar işyerlerinde İş güvenliği kurulu vardır onlar yapacak, bir şikayet üzerine denetim yapılacak veya prosedür olarak denetimler yapılacaktır’’ sözleriyle İş Güvenliği sürecini açıkladı ve denetimlerden sonra prosedürün bitmeyeceğini, denetlemeler sonucunda eksiklerin tamamlanıp tamalanmadığının takip edilmesi gerektiğini belirtti.

iş güvenliği

İş Güvenliği ve Sağlığı sürecinin her şamasının çok önemli olduğunu ve doğru yürüteülmesi gerektiğini belirten Doç.DR Sayim Yorgun, bu aşamalrdan her hnagi bir halkasının yanlış veya eksik yapılması durumunda meydana iş kazalarının geleceğinin altını çizdi. Ayrıca Sendikalı işçilerin olduğu işyerlerinde İş Kazalarının daha az olduğunu söyleyen Yorgun, sendşkalı işyerlerinden bunun böyle olmasının nedeninin bu tür işyerlerinde işverenlerin yönetim hakkının sınırlandırılmış olmasına bağlıyor ve işyeri sahiplerinin böylece istediği emri istediği şekilde veremeyeceğini belirtiyor. Konuşmasının devamında ‘‘ Kayıtdışılık, sendşkasızlık ve taşeronluğun’’ iş güvenliği konusunda ülkemizde ciddi sorunlar yarattığını belirten Yorgun, İstanbul’da meydana gelen asnasör kazasını örnek vererek ‘‘ Asansör’ün kontrolünden kimin yetkili olduğuna karar veremediler, asansör diyorki ben sadece asansörden sorumluyum, bunun işletilmesinden ben sorumlu değilim, işte taşoronluk böyle bir sitem, taşoron girdiği yerde bir yetki kargaşası ortaya çıkıyor, bir kargaşa başlıyor, bir yarış başlıyor, ne yarışı bu? Kar yarışı var, dolayısı ile bu sitemi ele almadığınız sürece bu sorunu çözmeyi başaramazsınız’’ sözleriyle, Türkiye’d taşeron siteminin İş Güvenliği ve Sağlığı konusuna ciddi anlamda tehtid oluşturduğunu belirtti. Konuşmasının devamında, kalıcı bir şekilde ülkemizde İş Güvenliği sorunun çözülebilmesi için daha ciddi çalışmalar yapılarak okul öncesi eğitimler verilmesi gerektiğini ve yeni ve daha düzgün strateijiler geliştirilerek daha ciddi eylem eylem planlarınn hayata geçirilmesinin gerektiğinin altını çizdi.

Programın devamında Doç.DR Sayim Yorgun, ‘‘ bütün konuşmalarımda, önlemek ödemekten ucuzdur diyorum, Avrupa ülkeleriyle kıyaslama yapıldığında cezaların ülkemizde çok hafif olduğunu belirten Yorgun, Avrupada ölümü bir kenara bırakın, bir Risk analizini yapmamak 8-10 Bin EURO cezalara yol açar. Bizde ise bu rakamların 2-3-4 Bin TL gibi idari para cezaları olduğunu söyleyerek, cezaların caydırıcı özelliğin olduğunu belirtti.

Ayrıca, bazı ülkemizde İş Güvenliğ uzmanı açığında olduğun söyleyen Doç.DR Sayim Yorgun işyeri sahiplenin İş Güvenliği uzmanı çalıştırmak istediklerinde buna verecek cevabımız olması gerektiğini belirtti.

Programa katılan her iki konuk İş Güvenliğinin öneminden bahsederken, bunu yalnızca yasalarla halledilebilecek bir sorun olmadığı aynı zamanda bir eğitim ve kültür sorunu olduğunun altını defalarca çizdiler.

Tema Akademi OSGB olarak bizler de her fırsatta toplumda böyle bir farkındalık olması gerektiğini belirtmekle yetinmedik bu noktada kendi bünyemizde ayrıca çalışmalar yaptık bu bağlamda kısa bir süre önce yayınladığımız İş Güvenliği Rehberin’de de http://temaakademi.com.tr/blog/is-guvenligi-rehberi/ İş Güvenliği ve Sağlığı’nın sadece yasalar ve caydırıcı cezaların önüne geçilemeyeceği, bunun bir toplumsal ve kültürel konu hale getirilmesi gerektiğini belirtmiştik.

Kategoriler


Bu Kategorideki ilgili yazılar